akbiller aktarma yapmıyor!
cuma günü oluyor bu. eminönü’nden kafam bir dünya otobüse bindim. önce önde bir yere oturdum. sonra yaşlıca bir amcaya yerimi verdim. sonra şoförün yanına seyirtince şoför de sıkılmış olacak ki, şurayı aç da geç dedi. şurası dediği; otobüslerde ilk girişteki korunaklı bölüm var ya, ayakta duruyon çubukla kapatıyosun falan. zamandan ve mekandan münezzeh. orası işte. neyse geçtim girdim ben oraya. bir yandan da adam beni oraya davet ettiği için, tarifsiz bir mutluluk var içimde. kafam iyi ya, onu hesaba katalım. ondan dedim.
sonra ben hala yolda saçma sapan şeylere kitlenmişken, kızın biri şoförün yanına gelip mıymıy bir şeyler söyledi. şoför bir şey söyledi, o başka bir şey mıyladı. hatta tam o an bu kızın hayatında ilk defa bir şeye itiraz ettiğini düşündüğümü hatırlıyorum. öyle bir mıylama düşünün işte.
dakikalar geçtikten sonra ki, baktım orda çok ilginç bir şeyler dönüyor. kulak kesildim. hadise şu; kızın akbilinin aktarma yapması gerekiyormuş. ama yapmamış. sabah da bambaşka bir yerde başına gelmiş bu. tam ben dinlerken şoför de; oluyor öyle şeyler ben de rastgeldim gibisinden bir şeyler söyledi. kız isyanlarda, nereye şikayet edelim bunu falan diyor. biraz sonrasında, unkapanı civarında iki adam bindi. şoför dedi ki; ”hah müdür bu bunlara konuş” sonra farkettim ki, adamlar hakkaten üst düzey iett görevlisiymiş. hatta bir nevi iett neyşınıl sekuriti ajanlarıymış. sjkjf neyse şoför durumu anlattı. kız bir şeyler söyledi. adamlar pek ilgilenmedi. ”makinaların programı yeni değişmiş” lafı geçti arada. baktım kızın tizi biraz daha düştü. bu lafı da duyunca ben ordan olaya müdahil oldum. dedim ki ”yalnız bu öğrenilirse çok büyük skandal çıkar. (ajanlar, şoför ve kız bana döndü) aktarma olmuyor ne demek? az şeyler değil bunlar. olay olur olay. ” sdkjfjksdfjksdj aynen bunları dedim. ama nasıl ciddi söylemişsem artık adamlar baya bir panik yaptılar. işte yok canım, biz bildiricez zaten bu durumu. makinanın seri numarasına bakalım bilmemne falan filan. bir sürü kolpa hareketlerin peşine düştüler. otobüstendir falan dedi. ben de dedim ki sonra, şoför böyle böyle dedi, başka örnekleri de varmış. şoför hemen müdahale etti, yok ben de şikayet eden arkadaştan duydum ayağına yatmaya başladı. adamların beti benzi attı resmen. gözümün önünde ibb tipi fırça bıyıklarından terler akmaya başladı skjdfjksdkjf not defterini falan çıkardı, araçtan aşağı indiler araçın kodunu modunu yazdılar. sonra da ilgilenicez merak etmeyin siz diye bir anda puff otobüsün siyah dumanıyla arazi oldular.
yolculuğun geri kalan bölümünde, şoför aynadan beni pis pis kesti. ben de aynı derece sikertici bakışlarımla karşılık verdim. sonuçta içinde bulunduğumuz otobüs bir yeşil otobüstü ve ortada kendisine yardım edecek genç apaçi bir muavin yoktu. o da bunu farketmiş olacak ki, gözlerini indirdi dikiz aynasından. yoluna devam etti. ben de ulusal güvenlikte açık yakalamış amerikalı blogger gibi geldim yazdım bunları size.
sonuç olarak anladığım kadarıyla akbil makinalarına yeni yazılım yüklenmiş ve aktarma yapmıyor dostlarım. bizde karışanlar olarak bu durumu siz değerli yolcu/tüketicilere ilk elden bildirmenin haklı kıvancını yaşıyoruz. işalla durum böyledir de, biz de demiştik deriz. mahçup olmayız.
LÜTFEN BU DURUMA SESSİZ KALMAYALIM VE İETT’DEKİ BUGLARA YAZALIM ARKADAŞLAR BUNU!!!
Oscar Wilderness 10:38 on 09 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı |
yalnız tam ”tüik hanehalkı iş gücü araştırması 2009 temmuz dönemi sonuçlarına” bakarken, ne var ne yok diye girmem; yazıda tüik geçmesi : /
hiç hoş değil açıkçası. izliyorsanız söyleyin?
solips 12:20 on 09 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı |
söyleyeyim: izlemiyorum.
Oscar Wilderness 16:03 on 09 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı
teşekkür ederim, çok naziksin : ))))))))))))
solips 07:25 on 10 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı |
rica ederim, huyum kurusun.