keresteci ismet’i tanıyorum

15953813kfr

ismet.. omuzlarında hayatın acımasız ağırlığı, işinde gücünde dürüst bir adam. sabır ve özen isteyen bir işle meşgul. ustasından aldığı terbiyenin belki, belki hayatın acımasız ağırlığının sağ omzuna biraz daha fazla binmiş olmasının getirdiği mahzun bir duruşu ve tüm olup bitenlere rağmen, acının her türlüsüne karşı katıksızca eyvallahı var.

ara sıra uğruyorum yanına. çayını içiyorum. zaman zaman derin konulara da girmek suretiyle, uzun uzun sohbet ediyoruz. orta 2’den terk ismet. lakin kendisini yetiştirmiş, tam bir kitap kurdu. bir başladı mı anlatmaya, komintern’den giriyor, geçenlerde mısır’da toplanmışlar öyle söylüyor, islam konferansı’ndan çıkıyor. tamam kafası biraz karışık, yani dışarıdan bakınca öyle görünüyor olması normal. fakat disiplinler arası göndermeleri, nasıl diyeyim, nur içinde yatsın, rahmetli ulus baker’i aratmıyor. tamam biraz abarttım, yani dışarıdan bakınca abartıyor gibi görünüyor olmam normal. fakat benim disiplinler arası okumalarım da, neresinden baksan, toprağı bol olsun, rahmetli dölöz’den aşağı kalmaz.

her neyse, geçen gün yanındaydım yine. bizim cenk dedim, yeni bir olaya girmiş. cenk’i de pek bir sever ismet, heyecanlandı. nedir ne değildir diye konuştuk işte. adresi verdim, girer bakarım dedi. girmiş bakmış. üzülmüş, sanırım biraz da sinirlenmiş. hayırdır ismedim? diyerek sokuldum yanına. suntalem kardeş dedi. ben sep ismet kardeş, diyecek oldum, cıvıtmama fırsat vermedi. sizden beklemezdim dedi. sizden beklemezdim, üstelik sen sektörün sıkıntılarını da bilmiyor değilsin. biliyorum tabii bilmez miyim dedim. yok arkadaş dedi, yok, biz burada kıçımızı yırtıyoruz, ahşabın hakkını layıkıyla verelim diyerek el emeği göz nuru döküyoruz sizin yaptığınıza bak! ismet’im aşırı reaksiyon gösteriyorsun dememe kalmadı elindeki zımparayı sallamaya başladı: sep kardeş seni kırmak istemiyorum incelttireceksin kendini bana, incelttireceksinnn!!!!!

amınakodumun manyağı. ben ne yaptıysam. salak mıdır nedir!