huysuz ve tatlı kadın

-Şarkılar seni söyler, dillerde nağme adın-

Gözümü önüme dikip konuşmamaya çalışıyorum. bu sorulara cevap vermemek lazım. O halde soruların da sorulmaması lazım. Ne gerek var?

Bazı kurallar kabataslak belirleniyor. Sonra uygulama ve yönetim, isteklerin gerçekleştirilmesi yolunda bazı adamların eline veriliyor. O adamlar da yetkileri ve kurallardaki kabataslaklık dışındaki boşluklarla yönetilenlerin eline veriyor. Elden ele gidiyoruz işte.

Aklıma bir şey geliverdi. Bilgili insanlar lütfen beni aydınlatsın;

Gözkapağı nihayetinde görüşe örtülen bir örtü. Gözümüzü kapattığımızda, gözkapağının içindeki o dokuyu neden göremiyoruz?