Hal Gelmesi

Sağımda, solumda, orda-burda iletişime geçebilme olasılığım olan, her yerdeki sevgili insanlar, neden bana katlanmak zorunda olasınız? Değilsiniz evet. Değilmişsiniz yani, böyle buyurdu asabiyetimi ayrıntılarıyla anlattığım psikolog. (“insanlar neden sana katlanmak zorunda olsunlar ki?” dedi ve ağzıma sıçıverdi bir çırpıda) Sağ koltuk altımda bir sabır kesesi olduğunu ve bunun, patlamış halde idare etmeye çalıştığını hissediyorum.

Tüm bu kaprislerim neden mi? Neden? Çünkü gıcık bir insanım. Çünkü kavga etmeyi seviyorum ve bu ‘aşkooom cancaaan ekübikübi’den daha huzurlu gelebiliyor.(en azından kavgayı edip bitirdikten sonraki an) Gerçek demedim bak, huzurlu dedim. Gerçekçi bir insan değilim galiba. Hüzün duyuyorum kendimle ilgili acı gerçeklerin farkına vardığımda.

-Derslerden bir ders, karşımda yine Meryem Bey var. Bugün krem takım-yeşil kravat yok üstünde.  Laciler ile çok ciddi. Meryem’den çok tıpkı bir İrfan gibi-

Göz açık bir şekilde, kafayı düşürmeden nasıl uyursun? Kursları açılsın bunun.  Bilenler biz başarısızlara anlatsın.

  • ‘Anayasa adı üstünde ana bir yasa’  Bu cümleyi kuran insanın anlatacaklarını dinlemeyi reddediyorum-

Çok sıkıcıyım değil mi? (bir zamandır kompleksler tebelleş oldu üstüme başıma) Yazacak farklı şeyler bulana kadar sizleri yormayacağıma, cevizim ve kırmızı bilekliğim üstüne söz veririm.