Birilerini memnun etmek.

bugün hayatta ki en büyük amacımı gerçekleştirmek için bir mülakata girdim. kimin ne için girdiğini kestiremedim, yüzlerce insan arasında başı kapalı, isimlerini söylemeye bile çekinen onca adam ve kadın arasında, saçının rengi gözüken belki 6, saçı boyalı olan iki kızdık!

amaçları sorguladım, bir ortadoğu ülkesi mülakatı olduğu için mi buydu şekil..
kabullenemedim biraz, eteğimin boyuna baktı kızlar, belki adamlar tahrik oldular.. sadece, bakanlıkta mı çalışıyorsun kızım sen sorusunu soran teyze dışında hiç kimse, hemde hiç kimse aydınlık bir üniversitesi öğrencisi gibi değildi. hiç birisi gidecekleri o ülkede , burayı temsil edeceklerini bilmiyordu sanki!

yıkıldım, rakiplerim bunlar olmamalıydı.. kimsenin türbanında olmadım hiç bir zaman, hatta türban takma özgürlüğü için basbas bağırdım hep.. ama bugün manzara, o korktuğumuz şeriatın geleceğini tasvir etti bana..

komisyonun karşısına ilk eteği ile, gömleği ile çıkan bendim.. adımdan önce oturuşuma baktılar.. neyse ki günaydın diye gülümseyerek girmiştim yanlarına.. onlarda yeterince laik görünüyorlardı..

acımam için her koşul gerçekleşti, daha evel neden üniversiteyi bıraktığımı, yaşımın farkında olup olmadığımı sorguladılar..
hatta birisi, neden ortadoğu istediğimi algılayamadı.. hedeflerimi bile onların basitlğine çektim..
hiç birisi sen kimsin demedi! hiç birisi neden o koltukta oturduğunun farkında değildi, acıdım..
can alıcı cevabımdan önce, biraz gülümseyin çok gerginsiniz dedim, dondular, kendime ne kadar güvendiğimi anlattım onlara..
tepkisizlerdi, tecrübe mi ?
evet, onlar gibi olmayacağım asla. ileriyi görüyorum ben!