Unutulmaz Adlı TV Dizisi

Şimdi sizler için mükemmel bir hizmet sunacağım sevgili dostlarım, bu hizmetimin adı: ” dizincel”. Dizi inceleme’nin kısaltması. Yapacağım şey basit, izlediğim ya da annem vasıtasıyla takip ettiğim ya da arada bir reklamını görüp de izlemesem de anladığım ve yahut arkadaşlarımın anlatıp anlatıp kafamı sikerttiği bazı dizileri inceleyip görüşlerimi ve diziler hakkında çok acayip spoylırları sizlerle paylaşacağım. Spoylır paylaşmaktaki amaç tamamen orrrospu çocukluğu, başka hiçbir kazancım yok.

Bu haftaki dizimiz şu saatlerde Atv adlı özel bir TV kanalında yayınlanmakta olan Unutulmaz adlı Türk dizisi. Annemin kulakları birazcık zayıf olduğundan son ses evde adamların, kadınların feryatlarını duyuyoruz, sağolsun. Evet bu dizimizde başrolde bir zamanlar Emrah’ın son derece tırt dizilerinden biri olan Büyük Yalan’ın başrolündeki kızı görüyoruz, at gibi bir hatun, doğum falan yapmış, kilolar üzerinde kalmış biraz mankenmiş bir de herhalde boyu falan epey var yani ama çok çirkin bir karı. Ulan bir insan bir role bu kadar mı yakışmaz? Arkasından ne dolaplar dönüyor haberi yok, o tipe müstahak ama kimse kusura bakmasın şimdi. Neyse bu kızımızın adı Melda, bu Melda kaşarı son derece fakir, açlıktan mefesleri kokuyor bunların. Müstakil ve çük kadar bir evde yaşıyorlar, babası oto tamircisi. Annesi ev hanımı herhalde ama çok hüzünlü bir karı bu anneyi oynayan. Tahammülüm yok bu tip insanlara…

Melda hanım kızımız fakir ama işini biliyor çalıştığı holdingin sahibinin oğlunu ayartmış kendine, sahibin oğlu da daha önce Fox Tv’de bir dizide oynamış (annemden duydum), adını hatırlamıyorum ama Tuba Ünsal ile başrolü paylaşmışlar. Neyse bu oğlancık zengin  böyle ayılar gibi… Babası Fikret Hakan, annesi de Baba Evi’nde şimdiki Yaprak Dökümü’nde baboş rolünde seyrettiğimiz Halil Ergün’ün karısını oynuyordu.  Bir de ablası var bu zengin pijonun, ha bu piçin adı Harun bu arada. Neyse bu Harun ve ablası Işıl’ın kendine ait sesleri yok, dünyanın en siktiriboktan ve en kendilerine yakışmayan sesleriyle yapılıyor dublajları. Dublajın allah belasını versin böyle şey mi olur? Dilsizi oynasalar daha çok prim yapacaklar şerefsizim.

Her neyse, şimdi bu Harun, Melda’yı seviyor arada çakıyor falan, Melda fakir ama çok başarılı, herkes takdir ediyor falan, böyle yersiz, böyle tırt tırt kutlamalar oluyor falan… Yakında da isteyecekler kızı ailesinden. O arada Harun olacak deyyus yolda bir kıza su sıçratıyor arabasıyla sonra kızla kaynaşıyorlar falan , kıza adım Hakkı diyor, kızın adı da Eda işte. Bu Eda olacak küçük kaşarella da aşık oluyor bbu Hakkı’ya, acayip veresi geliyor, alıyor adamı gidiyor Ağva’ya, doğum günü aynı zamanda, Hakkı yani Harun buna bir kolye hediye ediyor ama o ne biçim bir kolyedir ya rebbi? Ulan o kadar paran var be amuğa goduğum git bari düzgün bir şey al valla 10 TL’ye alırım ben kolyeyi pazardan. Neyse orada Eda bu Hakkı’ya veriyor tabii, kaçar mı? Sonra Hakkı diyor yok arkadaş sen ve ben olamayız bilmem ne caz yapıyor o şekil… Ardından kız çöküşlerde böyle sürekli ağlıyor. Zaten dizi başladığından bu yana bu Eda olacak mini fahişenin ağlamadığı bölüm yok bıktım yahu, yeter! Her bölümde salya sümük, neden izliyorsun bok mu var diyeceksiniz? Evet, bok var!.. (: (gülüşmeler)

Harun Hakkı, Eda’ya tekmeyi basıyor ve Melda’yı istemeye gidiyor fakat o da nesi? Eda, Melda’nın kardeşi çıkmasın mı? Böyle de yarrak gibi bir durum anca dizide olur! Neredeyse evlenecekler daha kardeşine sevgilisinin fotoğrafını göstermemiş Melda efendi, öyle bir dünya yok arkadaşlar, bu dizi böylece gözümden iyice düşüyor ama neyse ki entrikalı falan ya heyecanlı oluyor. Neyse Eda bunu görünce bayılıyor falan bilmem ne safi mallıklar…

Bir süre sonra bilin bakalım ne oluyor tabii ki Eda hamile, zaten bir dizide de bir kere çakmayla hamile kalmasın bir kız, bir kere yaa ve bir kere de kürtaj mı yoksa doğurmak mı sorusuna “eeh sikerim lan baban doğursun bu ne yaa ben kesinlikle aldırıyorum” diye sesli düşünsün o kızlar. Neyse sonra olaylar karışıyor falan Harun bir anda Eda’ya aşık olduğunu anlıyor vay efendim aşkımızın peşinden gitmeliyiz tripleri… Kız salya sümük viyaklıyor ablam da ablam! O kadar önemliydi madem neden eniştenin fotoğrafını merak edip bir gün olsun bakmadın e be kunilin peydahladığı? Neyse bu Eda ve Melda’nın iki kardeşi daha var, biri çapkın çocuk ‘bir şey’, vallahi hatırlayamıyorum ismini ama ne yapayım, neyse bu ‘bir şey’ fena iki kızı aynı anda götürmeler falan… Bir diğer kardeş ise evli ve iki çocuk annesi Ferda, o da sayko bir herifle evli herif dövüyor falan klasik. Babasının yanına sığınma triplerinde, herif adamın tamirhanesini yakıyor bilmem ne…

Neyse efendim bir de Tolga var, o da yıllar yılı bu bizim mini boy kaşar olan Eda’ya hasta, hamile olduğunu falan duyuyor hemen diyor nikahıma alayım, belki fırsattan istifade sevişiveririz. Eda atlıyor bu fikre, piç gibi kalcak yoka evladı bir de ablasının hayatını bozmak istemiyor falan yine ağlamalarda bir ton… Bu Tolga’yı da seven Seval diye bir kız var, fesat bir kız, Eda’yı kıskanıyor. Bu arada Tolga’nın annesi eski bir şarkıcı ve kanser. Ne alakası var demeyini alakası olmaz olur mu yaaaa?!? Neyse buna da zamanında Harun’un babası çakmış. Şimdi bakalım Tolga, Harun’la kardeş mi? Bu arada Harun, Eda’nın Tolga ile evlenmesine karşı falan çıkıyor bir ton gereksiz olay.

Öff çok sıkıldım lan, devam ederim sonra şu an herkes şüphelenmeye başladı Eda ve Harun’dan çünkü gazeteye falan çıkmışlar, izlemedim ama içeriden kulağıma çalındığınca aydınlatayım istedim.

Bu arada benim dileğim, Harun, Melda ve Eda ile grup yapsın sonra da gitsin Ferda ile evlensin bir yolunu bulup iki çocuğa Tolga baksın, Melda ölsün, Eda da ağlamaktan kör olsun, harbiden sıkıldım…