bleach üzerine

Zaraki_Kenpachi_by_shiroifushicho

(Zaraki Kenpachi racon değil kafa keserken)

ahirete inanır mısınız bilemem ancak ben bir avuçluk irfanımla inanmadığımda karar kıldım bir zaman önce. yarın öbür gün ölür de haksız çıkarsam vebali benim boynuma takdir edersiniz ki. nereden esti diye merak ediyorsunuzdur, hemen söyliyeyim: yazının ana konusunu oluşturan bleach, 2 dünya arasında gidip gelen ana karakterlere sahip, ”shounen” sınıfından bir anime. bilinen anime ve mangaların bir çoğu bu zümreye ait olup pazar payı oldukça yüksektir. kelime anlamı ise genç erkek oğlandır. oğlan derken aklınıza herhangi bir seksüel vb bir gönderme aklınıza gelmesin.

öyle animeler vardır ki, yan karakterler ana karakterden daha dolu ve ilgi çekicidir. işte bleach buna verilebilecek en güzel örneklerden biridir. İchigo Kurosaki adlı 15-16 yaşındaki turunc kafalı bir arkadaşımızdan bahsediyoruz ana karakter derken. olayı ne peki bu arkadaşın? ufak bir özet geçecek olursak, ruhları görebilme yeteneğine sahip bu elemanın hayatı bir gün kuchiki rukia adlı shinigami (deathnote izleyenler bilirler, japon kültüründe önemli bir müessesedir. üstünden sonra daha detaylı geçeriz ancak şimdilik azrail tadında bir varlık diyelim) ile karşılaşması sonucu değişir ve shinigami güçleri edinerek , ikame shinigami (evet aynen böyle bir titri var kendisinin) olarak yaşamına devam eder. tabi türlü aksiyonlar, komiklikler, şakalar falan hayatının bir parçası olur.

death note’taki barbut oynayarak zaman öldüren meslektaşlarının aksine, bleach’te shinigamiler soul society adını verdikleri ”öbür tarafta” bir nevi askeri organizasyon olan gotei 13’e (13 koruma bölüğü) hizmet eden meşguliyet sahibi insanlardır. adında görüldüğü gibi 13 birlkten oluşan gatei 13, her biri inanın ana karakterlerden daha ilgi çekici taicho’nun (komutan) yönetimindedir. bu 13 karakter soul society’nin temel direği olup, farklı amaçlara hizmet eden birliklerini (mesela 2. bölük özel tim görebi görürken, 4. birlik ikmal ve sıhhiye görevini üstlenmiştir)  koordine ederler. deni ki taicho’lar bir aradaysa soul society’yi tehdit edebilecek hiç bir güç yoktur. öyle aşmışlardır yani. hele hele zaraki kenpachi (11. bölük komutanı) diye bir unsur var ki, bailı başına izleme sebebim diyebilirim. işte bleach’i insana izlttiren en önemli sebeplerden biri de budur. karakterlerin çeşitliliği animeyi herkesin damak tadına uygun hale getirirken, ufaktan ufaktan başucu serilerden biri olmayı başarıyor. ”ya arkadai bırak şu ichigo’yu, ishida’yı, orihime’i falan, byakuya-sama’yı, shunsui kyoraku’yu, zaraki kenpachi’yi isterük” demeye başlıyorsunuz. böylesine güzel yan karakterler hazırlayıp da bu kadar az bunları göstermek bleach ve tite kubo’nun (bleach’in yaratıcısı) hanesine eksi olarak yazılıyor tabi. diğer bir sıkıntı ise filler bölümlerinin tatsızlığı. filler ne onu da söyleyelim; filler anime hikaye bazında mangaya yaklaştığında arayı açma adına yapılan (dolgu diyebiliriz) bölümlerdir. genelde bir şeye benzemez bunlar, moral bozar, şevk bırakmaz. yine de bir tesellimiz bleach’in filler bölümlerinin diğer meşhur shounen serilernden olan naruto ve one piece’e nazaran daha izlenebilir olduğudur. çizimler zaman içerisinde evrimini tamamlayıp olmuş dedirtmiştir. yer yer tekrara düşse de, içinde olmadık klişeler barındırsa da oturunuz, izleyiniz veya okuyunuz. bir de bakmışsınız ki, her hafta yar yolu gözler gibi bekler hale gelmişsiniz.

çok uzattım biliyorum. oscar; ”uzun yazı okumuyor bunlar” dedi. ”böl böl öyle yayınla” dedi. ben de öyle yapıyorum. ağır spoilerları bir sonraki yazıda vericem. şimdilik şu sitelere göz atın, esen kalın.

http://www.animeshippuuden.com
http://www.onemanga.com