ibret verici bir samandağ öyküsü

bunu bana razık anlatmıştı. kendisi samandağlı ortodoks bir arap, uzun saçlı, prezentabl, gayet müstesna, tavşan babası bir arkadaş. vesileyle selam ediyoruz kendisine. razık böyle. olay da şöyle;

samandağ’da ortodoks bir tane amca, evinin yakınlarındaki caminin günde beş vakit kendisini rahatsız etmesinden bıkıyor bir gün. allah kitap indiriyor tabi sinirden, kendi arap şiveli garip komik türkçesi ile. sonra gidiyor caminin imamını buluyor; gayet kibar bir şekilde diyor ki; ”hoca hoca, biz bu sesten rahatsız oluyoruz. sana zahmet buna bir şey yap. minaredeki hoparlörleri başka yöne çevir” hoca da durur mu? yapıştırıyor cevabı; ”biz bu kulaklara göre ağız değiliz” sjdkfkjsdf şaka tabi böyle demiyor da, ”olmaz öyle şey yapamayız” minvalinde tersliyor adamı. neyse işte bir kaç gün geçiyor. adam oğlunu camiye gönderiyor. oğlu imamı buluyor, diyor ki; ”sayın hocam, işte bizim ev caminin şol tarafında kalıyor. haliyle ezanları biz duyamıyoruz. nemaz vakitlerini kaçırıyoruz. senden ricam, şu hoparlörleri bizim eve doğru bir çevir. nemazımızdan, ezanımızdan geri kalmayalım”  devrisi gün hoparlörler öbür tarafa çevriliyor. eheh.