acele ettirmeyin, sakin olun.

bugün yaklaşık iki yıllık evli, birbuçuk yıllık da anne olan bir çocukluk arkadaşımın selimpaşadaki evine telafiye gittim. evlendiğinden beri ilk kez. hayvan mıyım? evet. neyse. havuzlu villada filan oturuyor. kocası, daha 5 aylık anneyken askere gitmek durumunda kalınca bir başına hem evliliğe hem anneliğe hem de kalabalık kurulan aile masalarına tek başına alışmaya çalıştı, ha bir de japon bebeyi var tabi. gittim. evini gördüm. kızını gördüm. kaynanasını filan da gördüm ama hala ‘evli, bebekli, kocalı bir kadın’ olmuş olduğunu idrak edemiyorum. annesi bana sürekli e artık sizin de haberlerinizi bekliyoruz en kısa zamanda deyip deyip durdu bütün gün. YOK! dedim. daha çok bekleyin dedim. ne diyorsunuz siz ya? dedim. hakkaten ne diyorlar ya? daha küçücüğüz biz ne kocası ne bebeyi diy mi. of yine darlanıyorum bakın. bu insanların hayatlarının anlamlarını kıyılara çekmeye olan bu kadar yüklü telaşları neden anlayamıyorum ben. daha yirmilerin başında nedir yani? otuzlar kovalıyor olsa anlarım. ama acele etmeyin be teyzelerim. tamam siz toruntombalak sahibi olmak istiyorsunuz, bu makul bir şey de bu yaşta gençliğin sırtımıza bindirdiği bunca yük varken bir de evlilik müessesesinin kendine münhasır heybelerini omuzlamak için neden bu kadar acele edelim, edeyim. sürekli duyunca gerildim. evde filan da kalmadım şahsen. ki evde kalmayı çok severim. keşke bazen hep evde kalsam diye düşünürüm. evde kalsam, bir kahve yapsam. evde kalıp içsem filan diye düşünürüm öyle ama bunlar keyifli şeyler. ertelememek lazım. o bazı şeyler zaten olacak, kaçamazsın, kaçamam. ama gerektiği zaman. şimdi deyil. büyüyorum farkındayım. ama daha büyüyorum. büyümem bitmedi. ne zaman duraklarsam ki anlarım o zaman kat deyiştirmem gerekir. birini bana merdivenlerde eşlik etmesi için koluma takarım. o zaman gelirsiniz evime size kek poğaça yaparım. bana aldığınız fincan takımıyla size kahve filan ikram ederim. kocalarımızın dedikodusunu yapar bir yandan da onu bunu kıran çocuklarımıza bağırırız. orası tamam, sorun yok. ama şimdi deyil, bu sıralar deyil. karışmayın.