Septimus’a göre “öteki”

septimus “anlamayabilmek” ve “insanları tasnif ediyordunuz” yazılarında, öteki hakkında bilgi edinmenin olanaksızlığını istemiştir. asjfdaf. septimus, kendi sınırlarını zorlayıp kendini aştığı anda öteki ile ilişiğinin kalmadığını, öteki’ne dair bilgi edinmenin anlamsız olduğunu ileri sürebilir. kim bu öteki? ‘ben’ hariç, her şey. [her şey dedik öğretimizde açık verdik!] öteki ile ilişkilerde, öteki’ni kendimize eş tutmanın, aynı perpektifi paylaşmanın/paylaşmaya çalışmanın-zorlamanın, bizim kibirimiz olduğunu da söylemiştir; tam mistik bir öğreti. sofistler bunu çok sevebilirdi.

septimus devam ediyor; öteki’ni kuşattığımız anda, dünyanın sonu gelecek. objet petit a bahsini buraya taşıyabiliriz, hiçbir zaman ulaşamadığımız haz nesnesinden beslenen doyumsuzluğumuz, eğer o nesneye ulaşırsa doyumsuzluk biter. septimus’un öteki’si objet petit a mıdır?

öteki’yi anlamamak/anlamak istememek gibi tavır koymanın, doyumsuzluğu ertelemek olduğunu söyleyeyim ben de. ama o doyumsuzluğun yok olmadığının da bilincinde olalım, lütfen.

septimus anlamış, o konu güzel, biz de “biz de seni anladık” diyoruz, karşılıklı restleşmeden doğan iki ayrı kutupta, anlaşarak ayrışmak işlemine tabii tutuyoruz kendimizi. oysa, hepimiz birbirimizi anladık, septimus’un istediği yine olmadı. anlamış olmayı erteleyemiyorum ne yazık ki, anlamış olduğumu anlatmayı da erteleyemiyorum, bu paylaşıma dur dediğim anda ben’i ifade edemiyorum; öteki’nden kurtulmaya çalışırken, ben’den uzaklaşıyorum. zen miydi neydi bu ya? bunu sevmedim bak şimdi, kendime bozuk atayım asfdafjsa.

cumabey de anlamış, o da kendini açık etmiş, etmek zorundaydı, yoksa septimus’un istediği olacaktı, afasjfsjafa, izin vermedi cuma.

benim derdim öteki’nin dünyası, kendi dünyamda her şeyi hallettim, ben varım artık, öteki’nin de var olması için ben tarafından algılanması, şekillendirilmesi, anlamdırılması gerekiyor; ben bunu yapmadığım anda bir bayram sabahı neşeyle kalkmayacağım yatağımdan.

insanlar tasnif edilecek ve de anlaşılacak, farklı bakış açıları olsa da, farklı yerden doğrular getirseler de, benim onayıma ihtiyaçları var, ben onları onaylamadığım anda oyun başa saracak, onaylanmamış olan öteki’yle onaylanmamış ben çatışacak, -her daim olduğu gibi- hepimiz garip bir şekilde öleceğiz.

asfdjafja son cümleyi bağlayamadım.