beyin harika bir organ; sabah kalktığınızda çalışmaya başlıyor ve ofise gidinceye kadar da durmuyor!

şimdi şöyle bir şey var: bu aralar ve genellikle hep etrafımda olan yaşıtım mazlum insanlara bakıyorum da herkes mi hayatının gitmeyen gidişatından dolayı mutsuzdur. hadi mutsuz olmak göreceli bir replik ama kimse yediği haltlardan memnun değil. herkesin aklı fikri yiyemediği haltlarda ki halt dediğin şey hangi malzemelerden ve nasıl yapılıyor bilemiyorum. öğrenince bugün ne öyrendim defterime yazayım. ama konumuz bu değil. konumuz tabağımızda bir konumuz olmaması. hepimiz çeşitli soytarılıklara konu mankeniyiz ama naçizane kafalarımızı uçan balona çeviren hayaller! ah onlar! bilimum deliklerimizden fışkırmaya başladı. çünkü gerçekleştirmek adına yapılan herhangi bir fiil yok. garip bir durum yani. şimdi biz yirmili yaşlarda, çok şükür eli yüzü düzgün, insan yerine konulabilir, elinden her iş gelir tipleriz -reklamlar- ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu kesin. bir kere, işsiz olanlar durmakla o kadar meşguller ki iş bulmaya vakitleri yok. hadi öğle molalarında biraz vakitleri oluyor diyelim ama o sırada da can çekmiyor sanırım. bir de işli olanlar var ama onlar da işsiz olmamak için işliler. yani ayıya dayı diyorlar. dayıya dayı demiyorlar tabi böyle bir durumda ki dayıya ayıp olmasın. dayı ayıyla bir kefeye konduğunu düşünüp ayılaşmasın. laf. böyle saçma sapan şeyler söz konusu. şimdi mutluluğu bu senaryonun hangi paragrafına koyayım ben? etrafta bu kadar bırakmak, gitmek, düşünmemek, sorgulamamak, hesabetmemek, yol gitmek, gidilen yollardan gelmeyi sonraya bırakmak, okumak, içmek, seyretmek, dinlemek, duymak, konuşmak, koklamak, dokunmak, yaşamak isteği var iken; çalışmak, çalışmak, çalışmak, mutsuzluk satın almak, öğle yemeğine çıkmak, iyrenç radyo frekansları dinlemek, çalışmak, işten çıkmak, eve gitmek, yemek yemek, uyumak, kalkmak, işe gitmek, çalışmak, çalışmak, bu şekilde gerçekleşmeyecek hayaller kurmak, hayallerin ardından el sallamak, günlerin geçmesini izlemek, geçen günlerin kulağından tutmak, bağırmak, çalışmak, çalışmak işlerini kim niye yapmak istesin ki? işimiz mi yok. hayret bir şey.