Updates from Senbonzakura Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Senbonzakura 13:00 on 02 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: iş-güç   

    işteki ilk gün 

    çok acaip lan. ortama alışma, milletle tanışma derken gidip gidip geliyor insan. heyecandan götüm kaynamaya başladı bile. ama allah için nezih, akademik ortam. bu arada şimdiden uyarayım maaşı alınca ıslatalım falan demeyin çirkefe yatarım.

     
  • Senbonzakura 19:31 on 01 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    the tudors 

    güzel dizi.sikişken kral 8. henry’nin hayatını ve tudor hanedanının yediği bokları anlatıyor.ingiliz tarihinin önemli simaları da dizide kendilerine yer bulmuşlar.thomas moore ve thomas cromwell bu simaların en dikkat çekici olanları.2 karşıt görüşü simgeleyen bu arkadaşlar yaptıklarıyla aslında birbirlerinden pek farklı olmadıklarını ispatlıyorlar ve din denen belanın nelere yol açtığını bize bir güzel gösteriyorlar.biri katolik kilisesi adına diğeri ise anglikan kilisesi adına işliyorlar günahlarını.kendilerini shakespeare’dan bir alıntıyla selamlamak isterim oturduğum ofis koltuğundan:

    “And thus I clothe my naked villany
    With odd old ends stol’n out of holy writ,
    And seem a saint, when most I play the devil.”

    her sahnesi etkileyici bu dizinin.3. sezon 5. bölümdeyim ve kimi sahneler içime oturdu gözlerimi bile kırpmamışım o derece.sonrasında hissettiğim yanmadan anladım bunu. oyuncu seçimleri gayet güzel.kısa da olsa bir michelangelo ve papa karşılaşması vardı ki evlere şenlik.papaya siktir çekilir mi allasen?!

     
  • Senbonzakura 00:31 on 01 Nov 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    ero-sennin 

    jiraiya1 senedir korkuyla bekliyordum bu anın gelmesini. mangada okumuştum afedersiniz ağzıma sıçmıştı. anime halini kaldıramam herhalde diyordum. gerçi izleyeli 2-3 gün oluyor ama hala yazarken zorlanıyorum.animelerdeki erotik hareketin mihenk taşlarından senseilerin kralı myabozukan dağının bilge gama-sennin’i jiraiyamı geçenlerde bir kere daha ölürken izlemek durumunda kaldım. bleach üzerine bir şeyler yazmam gerekiyor. hiç merak etmeyin 2. part oscar’da halledecek kısmetse.

    jiraiya naruto’dan bir karakter. erotik romanlar yazan bir ninja. hikayede gücünden sürekli bahsedilir.esaslıdır,yamandır,civelektir. naruto’daki karakter sahiplenme etkisinden nasibini en çok alanlardandır. hala klavyenin tuşlarına basarken zorlanıyorum. fantastik kelimelerle süsleyemiyorum yazılarımı.bağışlayın. başın sağolsunlarınızı beklerim.

     
    • cumabey 13:20 on 01 Kas 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      ero-sennin’in kattığı erotizme vurgundum ben de be abi. yahu hangimiz değildik, değil mi? kırık dökük, bölük pörçük izleyişlerimde aklımda yer eden bir bu dayı olmuştur, bir de kakashi biraderim. ikisinin de yeri ayrıdır bende. :/

  • Senbonzakura 21:22 on 31 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags:   

    olmayacak artık o kadar 

    şimdi sevgili bir dostum ve onun zevcesiyle oturmuş olacak o kadar remake izliyoruz. komik değil yani, olmamış. gülemiyorum. ekibi yeniden topluyoruz zihniyetiyle yapılmış. bırakmak lazım belli noktalarda.

     
  • Senbonzakura 22:18 on 26 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    hotel rwanda 

    demin istatistiklere baktım. kimse beni aramamış… götsünüz olum.

     
  • Senbonzakura 11:49 on 25 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: burjuvazi, , jakobenlik, ruhban sınıfı   

    jakobenlik nedir? 

    tartışma programlarını izleyenler bilirler. yer yer karşısındaki görüşün aşırılığını betimlemek için millet  “jakobensin sen” diye bir ithamda bulunur. peki nedir bu jakobenlik?  basitleştirilmiş haliyle aşağıdaki gibidir:

    ”Öncelikle erdemle kurulmuş dolaysız ve saltık bir bağ, insanlığa duyulan derin sevgi ve bundan dolayı insanlık dışı olan herşeye karşı sarsılmaz bir nefret ,krala, ruhbana ve burjuvaziye, kısacası haketmediği şeylere sahip olan ve başkalarını köleleştiren herkese ve herşeye karşı sürekli devrim arzusu*”

    (*Eyüphan Özdemir’in yazısından)

     
  • Senbonzakura 13:42 on 24 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: androjenlik, dertli gönüllere giren, robespierre, tokio hotel, ville vallo, zeki müren   

    die sonne der kunst* 

    geçen günlerde çapanın ücra sokaklarından birinde okuldan arkadaşım ve almanyadaki yoldaşım S.C.Z. ve 3-5 şahıs ile adı geçen ülkeden gelen bir ortak arkadaşımızın gönlünü hoş ederken, bıçkın gençlerden biri abi müzeyyen senar aç,  öbürü yok abi zeki müren dinleyelim, ötekisi ne zeki müreni yaa nejat alp yapalım gibi 40 yıllık meyhane tayfası edasıyla sağa sola sıkarkene fouchévari bir hareketle kulaklara ciwan haco’yu (sivuan hako diye okuyan bir sınıf arkadaşım vardı lisede) fısıldayıp olayın eksenini tamamen değiştirdim ki müziğini hiç sevmem kendisinin. neyse işte böyle içkinin etkisiyle falan zeki müren’den açıldı şarkılar türküler. cehaletiyle beni sürekli şaşırtanlarından bir tanesi aa bak program kaydı var dedi açtı bir video.

    olay şu; halit kıvanç ve zeki müren über ağdalı bir türkçeyle paslaşıyorlar ve son noktayı zeki müren bir tekerlemeyle koyuyor. sonra dedim kendi kendime türkiye’de androjenlik seviyesine ulaşabilecek kadar cinsellik olayını bitirmiş kaç kişi var? hemen eve geldim aradım videoları falan trt ile yaptığı görüntülü bir teleröportajı ele geçirdim. baktım arkadaş adam maskülen de değil, feminen de değil. bilirsiniz ville vallo diye bir adam da vardır makyaj yaptığında en güzel bir kadın görmüşçesine gibi vay be dedirtebilir kendisine. ha keza tokio hotel denen emo grubunun solisti de güzel bir eleman bildiğiniz. ben gördüğümü söylüyorum ve diyorum ki güzel adamlar bunlar (gay falan değilim,her gün sokakta gördüğünüz veya gördüğünüzü sandığınız heterolardan biriyim)

    zeki müren de güzelliğiyle olmasa da davranışları ve duruşuyla bu yaftayı sonuna kadar hakediyor. kıskanıyorum kendisini bitsin diyorum bizim insanımızın bu cinsellikle imtihanı  bir üst boyuta geçelim zira nietzsche’nin übermensch’i günümüzde androjen’e karşılık gelmektedir artık.ünlü jakoben robespierre’in “eğitilmiş bir halk,toplumsal adalete inanan devrimci bir iktidarın yönetiminde, içindeki eşitsizlikleri yokedecektir. bu doğallıkla kendiliğinden olacaktır” sözü umarım ülkemin semalarında görmeyi arzuladığım cinsel devrim için de geçerli olurda akabinde refaha kavuşuruz.

    *derdini anlatacak kadar aelmanca bilen zeki müren’ime ithafen yazılmıştır

    ilintili link:http://www.youtube.com/watch?v=iQw-seL1L_o&NR=1

     
  • Senbonzakura 18:49 on 23 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: bleachi ichigo kurasoki, byakuya sama, deathnote, ichigo, ishida, orohime, shinigami, soul society, taicho, tite kubo   

    bleach üzerine 

    Zaraki_Kenpachi_by_shiroifushicho

    (Zaraki Kenpachi racon değil kafa keserken)

    ahirete inanır mısınız bilemem ancak ben bir avuçluk irfanımla inanmadığımda karar kıldım bir zaman önce. yarın öbür gün ölür de haksız çıkarsam vebali benim boynuma takdir edersiniz ki. nereden esti diye merak ediyorsunuzdur, hemen söyliyeyim: yazının ana konusunu oluşturan bleach, 2 dünya arasında gidip gelen ana karakterlere sahip, ”shounen” sınıfından bir anime. bilinen anime ve mangaların bir çoğu bu zümreye ait olup pazar payı oldukça yüksektir. kelime anlamı ise genç erkek oğlandır. oğlan derken aklınıza herhangi bir seksüel vb bir gönderme aklınıza gelmesin.

    öyle animeler vardır ki, yan karakterler ana karakterden daha dolu ve ilgi çekicidir. işte bleach buna verilebilecek en güzel örneklerden biridir. İchigo Kurosaki adlı 15-16 yaşındaki turunc kafalı bir arkadaşımızdan bahsediyoruz ana karakter derken. olayı ne peki bu arkadaşın? ufak bir özet geçecek olursak, ruhları görebilme yeteneğine sahip bu elemanın hayatı bir gün kuchiki rukia adlı shinigami (deathnote izleyenler bilirler, japon kültüründe önemli bir müessesedir. üstünden sonra daha detaylı geçeriz ancak şimdilik azrail tadında bir varlık diyelim) ile karşılaşması sonucu değişir ve shinigami güçleri edinerek , ikame shinigami (evet aynen böyle bir titri var kendisinin) olarak yaşamına devam eder. tabi türlü aksiyonlar, komiklikler, şakalar falan hayatının bir parçası olur.

    death note’taki barbut oynayarak zaman öldüren meslektaşlarının aksine, bleach’te shinigamiler soul society adını verdikleri ”öbür tarafta” bir nevi askeri organizasyon olan gotei 13’e (13 koruma bölüğü) hizmet eden meşguliyet sahibi insanlardır. adında görüldüğü gibi 13 birlkten oluşan gatei 13, her biri inanın ana karakterlerden daha ilgi çekici taicho’nun (komutan) yönetimindedir. bu 13 karakter soul society’nin temel direği olup, farklı amaçlara hizmet eden birliklerini (mesela 2. bölük özel tim görebi görürken, 4. birlik ikmal ve sıhhiye görevini üstlenmiştir)  koordine ederler. deni ki taicho’lar bir aradaysa soul society’yi tehdit edebilecek hiç bir güç yoktur. öyle aşmışlardır yani. hele hele zaraki kenpachi (11. bölük komutanı) diye bir unsur var ki, bailı başına izleme sebebim diyebilirim. işte bleach’i insana izlttiren en önemli sebeplerden biri de budur. karakterlerin çeşitliliği animeyi herkesin damak tadına uygun hale getirirken, ufaktan ufaktan başucu serilerden biri olmayı başarıyor. ”ya arkadai bırak şu ichigo’yu, ishida’yı, orihime’i falan, byakuya-sama’yı, shunsui kyoraku’yu, zaraki kenpachi’yi isterük” demeye başlıyorsunuz. böylesine güzel yan karakterler hazırlayıp da bu kadar az bunları göstermek bleach ve tite kubo’nun (bleach’in yaratıcısı) hanesine eksi olarak yazılıyor tabi. diğer bir sıkıntı ise filler bölümlerinin tatsızlığı. filler ne onu da söyleyelim; filler anime hikaye bazında mangaya yaklaştığında arayı açma adına yapılan (dolgu diyebiliriz) bölümlerdir. genelde bir şeye benzemez bunlar, moral bozar, şevk bırakmaz. yine de bir tesellimiz bleach’in filler bölümlerinin diğer meşhur shounen serilernden olan naruto ve one piece’e nazaran daha izlenebilir olduğudur. çizimler zaman içerisinde evrimini tamamlayıp olmuş dedirtmiştir. yer yer tekrara düşse de, içinde olmadık klişeler barındırsa da oturunuz, izleyiniz veya okuyunuz. bir de bakmışsınız ki, her hafta yar yolu gözler gibi bekler hale gelmişsiniz.

    çok uzattım biliyorum. oscar; ”uzun yazı okumuyor bunlar” dedi. ”böl böl öyle yayınla” dedi. ben de öyle yapıyorum. ağır spoilerları bir sonraki yazıda vericem. şimdilik şu sitelere göz atın, esen kalın.

    http://www.animeshippuuden.com
    http://www.onemanga.com

     
  • Senbonzakura 15:40 on 17 Oct 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Anime, berserk, , hentai, japonca,   

    bloga zenci gelmiş 

    senbonzakura

    senbonzakura

    selamlar,

    ben senbonzakura, artık sizlere ağırlıklı anime ve japon kültürü üzerine yazılar yazıcam, ufuklar açıcam. merkezden, daha doğrusu oscar tarafından çağrılınca işi gücü bıraktım geldim. sevgili oscar’ı da bu tercihinden dolayı kutluyorum. çünkü türkiye’de anime üzerine bilgisi olan sayılı daşşaklı insandan biriyim. mütevazi olmaya gerek yok : ))))

    başlangıç olarak bir kaç bir şey diyeyim;

    • anime kesinlikle çizgi film değildir. bu madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
    • koca gözlü olan güzeldir, bizdendir.
    • ilk yazılarımız bleach üzerine olacak. güzel de olacak : )))
    • ilk altı ayda derdinizi anlatacak kadar japonca garantisi veriyoruz

    repleri esirgemeyelim pls asl?

     
    • tantunigirl 07:52 on 19 Eki 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      ıı ee öö valla ne yalan söyleyim bu kategoride yazan biri olduğunu görünce sevindim. kaç gündür net alemine uğrayamıyordum geçen gün osskaaarrr söylediği zaman dank etmemişti.. anime falan diyip durdu , benim de uyku anlarıma denk gelmişti =P

      şimdi * trink * sesini duyduk galiba hepimiz. her neyse,,,

      bu bleach adlı animeyi çok merak ediyordum aslında takip etmek iyi olacak =) bir arkadasım her yayınlanma saatinde galiba ? emin değilim, kendisini deliler gibi yırtıp msn falan kapatıp kaçıyor resmen.

      bu arada Serial Experiments Lain ve özellikle Death Note üzerine – eğer uygun olursa – yazılar ve yorumlar görmeyi isterim : )

      • Senbonzakura 15:23 on 19 Eki 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        death note’a yorum kesin gelecek.ama şimdiden abartıldığını söyleyeyim.nedenleri,nüçünleri binaenlaeyhh(böyle yazınca oscar’ın mahlalara hell yeah yazma fikri geldi aklıma) konuşuruz.serial experiments lain açıkçası yabancısı olduğum bir seri.fekat üstün japonca yeteneklerimle üstesinden geleceğimi düşünüyorum,zira yok adamakıllı bir türkçe anime sitesi zaar.

    • tantunigirl 17:24 on 19 Eki 2009 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      tekrar ıı eee öö death note u izledim sonu fiyasko olmasına rağmen beğenmiştim. konusu geldiği zaman gerekli kritikleri , beyin fırtınalarını yapalım : p

      serial experiments lain bana daha önce izlemem için tavsiye edildi. aradığım zaman ” Geçmişten Günümüze Unutulmaz 100 Anime ” gibi bir başlık altında buluverdim kendisini o yuzden merak ediyordum işin açığı. bulduğum linkte şurada oluyor ;

      http://www.animedunyasi.com/yazilar/gecmisten-gunumuze-unutulmaz-100-anime/166-unutulmaz-100-serial-experiments-lain

      saygılar efemm..

c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç